Devamı
    You have not selected any currencies to display

    Avrupa Birliği’nin Yapay Zeka Regülasyonu: İnovasyon ve Düzenleme Arasındaki Dengeli Yaklaşım

    Published on:

    Amnesty International’ın Genel Sekreteri Anges Callamard, 27 Kasım tarihinde yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin yapay zeka (YZ) modellerini düzenleme konusundaki çabalarına yönelik üç üye ülkenin direncine yanıt verdi. Fransa, Almanya ve İtalya’nın, AB’nin yakında hayata geçireceği YZ Yasası’nın temel modelleri için çok sıkı düzenlemeleri benimsememe kararı, Callamard’ı endişelendirdi.

    AB, teknoloji endüstrisi oyuncularının gönderdiği bir dizi dilekçe almış ve henüz yeni olan bu endüstrinin aşırı regüle edilmemesi konusundaki talepleri dikkate almıştı. Ancak Callamard, bölgenin güçlü bir YZ düzenlemesiyle “uluslararası liderlik” sergileme fırsatının olduğunu ve üye devletlerin “YZ Yasası’nı benimsemenin, inovasyonu kısıtlayacak ağır düzenlemelere yol açacağı” iddialarına boyun eğmemesi gerektiğini savundu.

    “İnovasyonla Regülasyon Arasındaki Ayrım” başlıklı ilk bölümde, teknoloji şirketlerinin yıllardır “yenilik karşı düzenleme” argümanını kullanarak anlamlı sorumluluktan kaçındığına dikkat çekti. Callamard, bu tartışmanın aslında yanıltıcı bir ikilem olduğunu ve teknoloji şirketlerinin düzenlemeleri engellemeye çalışarak güçlerini artırmak istediklerini belirtti.

    YZ düzenlemelerinin, sadece inovasyonu kısıtlamak yerine, insan haklarına saygı ve koruma temelinde şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Callamard, bu sürecin teknoloji endüstrisinin iddia ettiği gibi “ağır düzenleme” olmadan yapılabilir olduğunu ifade etti. Amnesty International, Avrupa Dijital Haklar Ağı liderliğindeki sivil toplum kuruluşları koalisyonunun bir üyesi olarak, YZ yasalarının insan haklarını ön planda tutması için çaba gösteriyor.

    YZ’nin insan hakları ihlallerine neden olduğu konusundaki endişelerini dile getiren Callamard, “dokümantasyonu yapılmış” birçok insan hakları ihlalinin yaşandığını belirtti. Devletlerin düzensiz YZ sistemlerini kullanarak refah taleplerini değerlendirdiğini, kamusal alanları izlediğini veya bir kişinin suç işleme olasılığını belirlediğini öne sürerek, AB ülkelerinin bu süreçte gecikmemesi ve insan haklarını koruyacak düzenlemeleri 2024 AB döneminin sonuna kadar yürürlüğe koyması gerektiğini vurguladı.

    Son olarak, Fransa, Almanya ve İtalya’nın, 15 ülke ve büyük teknoloji şirketlerinin de dahil olduğu yeni bir kılavuz setinin bir parçası olduğunu belirtti. Bu kılavuz, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin de katkıda bulunduğu, YZ modellerini tasarlarken, geliştirirken, başlatırken ve izlerken siber güvenlik uygulamalarını önermektedir. Callamard, bu kılavuzun insan haklarını koruma çabalarını destekleyebileceğini ancak asıl öneminin AB’nin YZ yasalarında belirtilen temel hak ve korumaları güçlendirmekte olduğunu belirtti.

    Bu bağlamda, Avrupa Birliği’nin önümüzdeki dönemde YZ düzenlemelerinde dengeli bir yaklaşım benimsemesi ve inovasyon ile düzenleme arasında yapıcı bir denge kurması önemlidir. Teknolojik ilerleme ile insan hakları arasında sağlıklı bir denge kurulması, sadece AB içinde değil, aynı zamanda küresel düzeyde yapay zeka etiğinin ve düzenlemelerinin oluşturulmasına da katkı sağlayabilir.

    Benzer

    Yorum Bırak

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz